arÅŸiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘penis’

Hidrosel nedir ?

Çarşamba, 07 Eki 2009 atk yorum yok

http://site.mynet.com/erdalkalci/mynet_resimlerim/testishast.jpg testisi çevreleyen zarların arasındaki sıvının miktarının artması demektir. Halk arasında torbaların şişmesi ve su toplaması olarak bilinir.
Normal şartlar altında testisin doğal yapısı içerisinde, hem testisin kendi üzerinde bir zar vardır hem de torbalarla arasındaki başka bir zar daha vardır. Bu iki zarın arasında 5 ile 10 cc kadar sıvı bulunur. Sürekli yapılır ve sürekli emilir.
Bu sıvı testisin darbelere karşı korunması açısından hayati önem arz eder. Bu zarlardaki bozulma sonucu sıvı üretiminin artması ya da sıvının geri emiliminin azalması nedeniyle sıvının birikmesi torbaların şişmesine ve balonlaşmasına neden olacaktır. Bu hastalığın adı hidroseldir.

Estetik problem yaratır

Hastalığın esas sonucu estetik problemlerdir. Kişiye estetik anlamda huzursuzluk verebilir, torbalardaki görüntü farklılığı kişiyi oldukça rahatsız edebilir.
Bunun dışında boyutunun çok artması durumunda fiziki olarak erkeğin konforunu oldukça rahatsız eder. Pantolon giyerken veyahut otururken, bacak bacak üstüne atarken ciddi rahatsızlığa neden olur. Ama kendi başına kötü bir değildir.

Varikosel nasıl tedavi edilir ?

Çarşamba, 07 Eki 2009 atk yorum yok

http://www.kaanaydos.net/img/varikosel_klinik3.JPG konusunda yanlış bilinenler ve bilimsel gerçekler:

1. en sık karşılaşılan ve başarılı ile en iyi netice elde edilen kısırlığı nedenidir.

teşhisi ultrason ile değil, el ile yapılan muayenesi sonucu konulmalıdır.
Doppler ultrasonografi ile birçok kişide hatalı olarak saptanarak gereksiz ameliyatlar yapılmaktadır.
El muayenesinde saptanamayan kesinlikle edilmemelidir; fayda saÄŸlamaz.

2. saptanan kişiye öncelikle tüp bebek, ICSI, aşılama gibi yardımcı üreme yöntemleri önerilmemelidir.
hücresinin kromozomal yapısını bozarak (DNA fragmantasyonu) yumurtayı dölleme gücünü azaltmakta; dölleme gerçekleşse dahi düşük ihtimali artmaktadır.
Ayrıca tüp bebek sadece son çare olarak uygulanmalı, bebekte doÄŸumsal anomali ve risklerini %30′a dek yükselttiÄŸi, anne bakımından da riskleri olduÄŸu unutulmamalıdır.

3. cerrahisinin teknik açıdan en baÅŸarılı ve komplikasyon ihtimali en düşük yöntemi mikrocerrahidir. Mikrocerrahi operasyonunda teknik baÅŸarı %99′un üzerine çıkabilmekte, ciddi komplikasyon oranı %0′a, önemsiz komplikasyon oranı %3-5′e kadar inebilmektedir.
DiÄŸer operasyon tekniklerinde ise riski %40′a, atardamar hasarı %5′e kadar çıkmaktadır.

4. nüks etmez, yapılan cerrahi girişim yetersiz kalmış olabilir ve bu durumda mikrocerrahi düzeltme ı uygulanabilir.
Mikrocerrahi harici yöntemlerinde uygulanan teknik dolayısı ile yetersiz cerrahi oranı %40′a kadar yükselebilmektedir.

5. Mikrocerrahi operasyonu basit bir cerrahi girişim değildir; mikrocerrahi teknik hakkında eğitim görmüş, deneyimli ellerde başarılıdır. Her yöntem gibi yetersiz ve hatalı uygulamaları çok önemli komplikasyonlara, organ kaybına dahi yol açabilir.
Başarısız operasyonu sonrasında komplikasyonlardan dolayı sorun yaşayan, spermiyogram neticeleri daha da bozulan birçok hasta bulunmaktadır.

6. Bilinçsiz ve yetersiz uygulanan mikrocerrahi teknik ile ortadan kalkmayabilir, atardamar ve lenfatik kanal hasarları sonucu ve organ kaybı gibi ciddi komplikasyonlar görülebilir. Uygulanan teknikten daha çok tekniğin uygulandığı kalite ve başarı önem taşımaktadır!

7. ağrı nedeni de olabilir. Ağrının geçeceği garanti edilemezse de mikrocerrahi yöntem ve ağrıya yönelik operasyon tekniklerinin uygulanması ile birçok vakada ağrı ortadan kalkmaktadır.

8. , 1992 yılında yurtdışından döndükten sonra ülkemizde 2500′den fazla vakada uyguladığı mikrocerrahi ını birçok asistanına öğreterek Türkiye’nin deÄŸiÅŸik bölgelerinde uygulanmasına katkıda bulundu.
Özellikle üniversite kliniklerinin androloji ile ilgili öğretim üyeleri arasında mikrocerrahi operasyonu son yıllarda tercih edilen yöntem haline gelmiş olup dünyanın en seçkin klinikleri de ameliyatlarında mikrocerrahi tekniği benimsenmiştir.