arÅŸiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘kriz’

Panik atak geçirdiğimizi nasıl anlayabiliriz ?

Çarşamba, 03 Şub 2010 atk yorum yok

panik sıklıkla hastalıklarıyla karıştırılır. Hasta krizi geçirdiğini veya astım krizi geçirdiğini zanneder. Boğulduğunu, öldüğünü düşünür.
Kişi geçirdiğini anlamaz, çünkü mutlaka fiziksel olarak muayene edilmek ister, hastaneye gitmek ister, hastane çevresinde rahat eder. Hastayı aksine ikna etmeye çalışmanın yararı yoktur.
Kendiniz teÅŸhis edemezsiniz
Atağı ilk defa geçirdiğinde kendisi de çevresi de anlayamaz. Ancak fiziksel araştırmadan sonra ve fiziksel araştırmayı yapan doktor tarafından bir psikiyatriste yönlendirildikten sonra olduğu tespit edilebilir

İnsan neden panik atak geçirir ?

Cumartesi, 30 Oca 2010 atk yorum yok

panik_atakBu konuda yapılan araştırmalarda çocukluk çağında aileden ayrılık ya da aileden birinin kaybı panik atağı tetikleyen bir şeydir. Kişilik özellikleri de panik atağın oluşmasında önemli bir faktör.
Evhamlılar dikkat
Huzursuz, titiz, kaygılı, endişeli, evhamlı insanlarda panik atak daha fazla ortaya çıkıyor. Çocukluk döneminde kayıp yaşayan insanlar yakın zamanda da çevrelerinden birini kaybederse bu durum panik atağı tetikleyebilir.
Birinin hastalığı ya da yaşadıkları veya başka bir travmatik olay panik atağı tetikleyebilir. Bu bir iş kaybı, statü kaybı, terfi etmek olabilir. Çünkü sorumlulukların artması da bu tip sonuçlara yol açar.
Duygularınızı bastırmayın
Genelde duygularını dışa vuramayan, tepkilerini gösteremeyen insanlarda bu rahatsızlığı çok görüyoruz. Öfkelerini bir şekilde kontrol ettikleri için bilinçaltından diğer olumsuz duygular savunma mekanizmalarını bozarak ortaya çıkıyor.
Onun için fazla kontrollü insanlarda da sık olarak görüyoruz

Panik atak nasıl tedavi edilir ?

Çarşamba, 27 Oca 2010 atk yorum yok

panik yöntemi panik atağın ağırlığına göre değişir. Tedavide sadece psikoterapiyi kullanabilirsiniz veya psikoterapiyi la destekleyebilirsiniz.

Hastanın güvenini kazanmak şart

Eğer hasta terapi sürecinde geçirmeye devam ederse, tedaviye güveni kalmaz. Çünkü onun için ortada acil bir durum vardır. Panik yaşayan ve bu duyguya katlanmakta zorlanan hasta size gelmiştir.

Bu nedenle önce larla paniğini yatıştırmak zorundasınız. Antidepresan ve yatıştırıcılar kullanılır ve hasta kendini iyi hissetmeye başladıktan sonra terapiye de daha iyi uyum gösterir

Panik atak tedavisi görenler sonrasında neler yaşar ?

Pazar, 24 Oca 2010 atk yorum yok

panik-atakSanılanın aksine tedaviden sonra genelde düzelir. Ancak daha önce geçirmiş olsun olmasın herkesin geçirme riski vardır. Bu nedenle bir insana sen asla geçirmeyeceksin denemez.
geçirenler
Ama geçirenlerin bir şansı var, çünkü onlar ne geçirdiklerini biliyorlar. Hiç bilmeyen bir insana göre durumun farkındalar. Bu yüzden tedaviden sonra olası nöbetlerde durumun farkında olacakları için eskisi kadar paniklemeyeceklerdir.
Tedavide panik atağın sebebi bulunduÄŸundan la edilme ÅŸansı da oluyor. aslında hastaya ‘yaÅŸamında yolunda gitmeyen bir ÅŸeyler var’ uyarısıdır.
Yeni bir yaşama yelken açın
Ancak yalnızca ları almak değil, yaşam kalitenizde belirgin değişiklikler yapmaktır. Bunlar sadece tatile çıkmak gibi kısa vadeli olmamalı. Hasta duygularını dışa vurmayı, sorumluluklarını azaltmayı öğrenmeli.
Yaşamındaki bu değişiklikler onun tekrar geçirmesini engeller. Ama bunun terapiyle bir gitmesi ve duyguların buna eşlik etmesi lazım. Düşünce bazında bir şeyleri değiştirmek panik atağın edilmesini sağlamaz

Panik atak en çok kimlerde görülür ?

PerÅŸembe, 21 Oca 2010 atk yorum yok

panik_atakPanik atak çok büyük farklar söz konusu olmasa da, kadınlarda daha çok görülür. Meslek ya da yaş grubu ayırt eden bir hastalık değildir.
Yaşlı genç herkeste ortaya çıkabilir. Ancak sorumlulukları fazla olan, titiz çalışan ve işlerine fazla düşkün olan insanlarda daha fazla görülür

Panik atak nedir ?

Pazartesi, 18 Oca 2010 atk yorum yok

panik_atak bir kaygı bozukluğudur. Kontrol edilemeyen bir sıkıntı, korku ve panik halini tanımlar. Aniden ortaya çıkar. Kişi kendisinin öleceğini veya herhangi bir şekilde fiziksel zarar göreceğini zanneder, korkuya kapılır, kendisinin hastaneye götürülmesini ister.
sırasında nadiren bayılma ortaya çıkabilir. Fiziksel bir rahatsızlık değildir, tamamen psikolojik kaynaklıdır.
Ancak bazı hastalarının kapakçıklarının birinde hafif bir çökme tespit edilmiştir. Ama bu hastalığın fiziksel olduğu anlamına gelmez.
Fiziksel rahatsızlık eşlik edebilir
Hastalar genelde önce dahiliye veya kardiyoloji bölümlerine gider, ardından psikiyatriste gelirler.
Yalnız hastalığa fiziksel bir problem eşlik edebilir. Buradaki problem, hastalarının bundan tatmin olmayıp, sürekli tetkik yaptırmak istemeleridir.
Bu nedenle hastanın bir uzmana görünüp, fiziksel bir şey olmadığını öğrendikten sonra psikiyatrik tedavisinin yapılması uygun olur. Çünkü ikna olmaları, ya da bu yolla rahatlamaları mümkün değildir

Panik atak tedavisi sonrasında kişinin çevresi nasıl davranmalı ?

Salı, 15 Ara 2009 atk yorum yok

413F9C69B1664F4BB5D33F1ArKişi geçiriyorsa çevresinin yapması gereken öncelikle paniklememek. Hastanın üzerine gitmeyip destek olmaları ve bu olayı anlamaya çalışmaları gerekiyor.

Onu anlayın

Çünkü hastalarının en çok kızdıkları ve rahatsız oldukları şey anlaşılmamaktır. Tabii ki yaşamayanın bunu anlaması çok zor. Ama yine de onun ne kadar sıkıntı çektiğini anladığınızı göstermelisiniz.

Hastada terapi süreci içerisinde ortaya çıkan değişime de tepkiyle değil, anlayışla yaklaşmak gerekir. Çünkü hasta kendisini buluyor, kendisi oluyor.

Gerçek kişilik ortaya çıkıyor

Üzerine yapışan, ona ait olmayan şeyleri bıraktığı zaman doğal olarak yaşamaya başlıyor, kendisi olarak yaşamaya başlıyor. Bu değişim de çevreyle uyumunda sorun çıkartabilir.

Ama zaman içerisinde bu duruma da çevredeki insanlar alışacaktır. Ama aşırı bir tepki verip bunun gelişimini engellememeleri lazım

Panik atak geçiren biri yeniden panik atak geçirir mi ?

Salı, 15 Ara 2009 atk yorum yok

panik-atak istem dışıdır ve kontrol altında değildir. Ne zaman geçirileceği de bu yüzden önceden bilinemez.
Panik atağı kontrol edemezsiniz
Tabii geçirenler uçağa binince oluyor, kapalı alanda, açık alanda oluyor gibi bilgilere sahipler ve bu alanlardan kaçınma yolunu izliyorlar.
Ama bu eylem her zaman sonuç vermez. Nerede geleceğini bilemezsiniz. Bu nedenle tedavi edilmesi gereken bir durum.
Yani alacağınız önlemlerle panik atağı kontrol edemezsiniz. Genelde çevre bunun kontrol edilebilir bir durum olduğunu sandığından kimi zaman hastanın üzerine giderek sakinleştirmeye çalışıyorlar ve bu da aksine problemi artırıyor.
Panik ataktan korkmayın
Asıl mesele hastanın geçirmesinin ötesinde, o duyguyu tekrar yaşayacağını hissetmesi. Bu da kişiyi çok fazla rahatsız ediyor.
Yani o duyguyu yaşamanın çok korkunç bir şey olduğunu düşünüyor ve geçireceğim diye düşünerek panik atağı kendisi tetikliyor.
Tedavi döneminde de zaten panik ataktan korkmamayı ve başa çıkmayı öğretiyoruz. Zaten bunu becerirse önemli ölçüde azalıyor

Tekrarlayan kalp krizlerinde ölüm riski artar mı ?

PerÅŸembe, 05 Kas 2009 atk yorum yok

kalp-krizi2Halk arasında şöyle yaygın bir inanış vardır ilk götürür diye o kesinlikle yanlıştır.

İlk kalp krizide , ikinci kalp krizide , ücüncü kalp krizide tehlikelidir ama bir kişi bir kere geçirmiş ve o dönemde ı açılmamışsa eğer oturmuşsa ı 6 saatten fazla tıkanık kalmışsa ve kalp kası bir dokusunu kaybetmişse o zaman ikinci daha tehlikeli olur çünkü elinizi kalp gibi kabul ederseniz birinci kalp krizinde bir b çalışmıyor artık ozaman ikinci kalp krizinde bir b daha çalışmayacak sadece bir çalışacak diğer kalp krizinde o damarda gidecek ve kalp çalışmayacak.

Kalp krizi geçirenlere daha sonra nasıl bir tedavi uygulanır ?

PerÅŸembe, 05 Kas 2009 atk yorum yok

kalp1 krizi geçirdikten sonra kişinin bir kere hastalığı teyt edildikden sonra bu hastalığı oluşturan risk faktörlerinin tek tek belirlenmesi ve ortadan kaldırılması gerekir bunlar şunlardır;

Birincisi kolestoröldür , zararlı kolestoröldür

İkincisi tansiyon hastalığıdır.

Üçüncüsü sigaradır.

Dördüncüsü aile öyküsüdür.

BeÅŸincisi ÅŸekerdir.

Altıncısı kilodur.

Yedincisi stresdir.

Erkek olmak ayrıca bir risk faktörüdür, kadınların menepoza girmeside bir risk faktörüdür.

Büyük beş risk faktöründen yani kolestorol , tansiyon , sigara , aile ve şeker bunların aile dışındakilerin hepsinden korunabilirsiniz.