arÅŸiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘enfeksiyon hastalıkları’

Domuz gribi öldürücü müdür ?

Çarşamba, 06 Oca 2010 atk yorum yok

mevsimsel-grip-ve-pandemin-gribiDomuz gribinin öldürücülük oranı oldukça düşüktür.

Sağlıklı kişilerde ölüm oranı neredeyse on binde bin kadardır.

Kronik hastalığı olan kimselerde ise ölüm oranı binde bir gibi yer alır bu açıdan bakıldığında kuş gribine göre çok daha az öldürücü olan bir hastalıktır kuş gribinde ise ölüm oranı yaklaış yüzde 50 – 60 gibi yüksek düzeydedir domuz gribinde ki öldürücülük oranı mevsimsel griple karşılaştırılabilir mevsimsel griple karşılaştırıldığında hemen hemen yakın bir öldürücülük oranı söz konusudur yani özellikle kronik hastalığı olan kimselerde daha dikkatli olmak gerekir öldürücülük oranı obezitesi olanlarda ve gebeler de daha yüksek olduğu bildirilmiştir ancak başka hastalıkların birlikte seyredilmesi ölüm oranını artırdığı ileri sürülmektedir bu açıdan yine de bu kişilerde daha dikkatli olunması önerilmiştir.

Keneyle mücadelede devlet neler yapabilir ?

Cumartesi, 10 Eki 2009 atk yorum yok

http://www.netteyim.net/haber/resim/saglik/Corumda_kene_isiran_kadin_oldu-H7-321440.jpgKeneyle mücadelede tabi pek çok sektörün ortak çalışması gerekiyor.

Bu konuda devlet kurumları kordinasyonlu çalışmalı entegreli çalışmalı bir birini destekleyen bir şekilde çalışmalı zaten dünyanı her yerinde hekim ,veterinerler , çevre uzmanları ,biyoglar ,ekologlar, enteloglar  birlikte çalışırlar yani hastalığın döngüsünü içeren tüm bilim dalları keneyi inceleyenler insan tıppıyla ilgilenenler hayvanlarla uğraşanlar bütün bu kesimlerin birlikte çalışması lazım bu kişilerin bağlı bulundukları kurumlar olan sağlık bakanlığı tarım bakanlığı çevre bakanlığı hatta belediyelerinde yine ortak kordinasyon içerisinde çalışmaları gerekir zaten illerimizde bu tür kordinasyon kurumları mevcuttur ve bu kordinasyon grupları bilimsel doğrular ışığında elinden geleni yapmaktadırlar.

Genellikle eğitim çalışmaları yapılabilmekte broşürler dağıtılmakta bilgilendirme toplantıları yapılmaktadır ve basınla da bilgiler yansıtılmaktadır ancak bilimsel çalışmaların daha çok desteklenmesi gerekir bilim adamlarının ve bu konuda bilimse öncülük edecek çalışmaların desteklenmesi ve yerleştirilmesi gerekir.

Yılın hangi aylarında keneye bağlı riskler artıyor ?

Cumartesi, 10 Eki 2009 atk yorum yok

http://www.aktasder.com/uploads/image/haber_resim/kene.jpgYaptığımız incelemelere göre nisan ayında Türkiye’de ayında kenelerle ilgili hastalıklar artmakta keneler çünkü bu dönemde aktive olmaktalar ve yaz aylarında haziran sonu temmuzda bir tepe nokta ulaştıktan sonra eylül ekim ayında kenelerle ilgili bulaşan hastalıklar azalmaktadır.

Ancak keneler elbetteki ayları takip etmiyorlar insanlar ayları takip ediyor ama kenelerin burada takip ettiği şey sıcaklık örneğin +5 dereceyi geçtik ten sonra keneler aktive olmakta dolayısıyla sıcaklık değişimleri yani iklimin ısınması veya soğuması ortaya çıkan vakaları etkilemekte

Geçtiğimiz yıllarda sıcaklıkların giderek arttığını gördük yani halk arasında küresel olarak bilen veya ilk değişikliği diye ifade ettiğimiz sıcaklığın giderek artmış olması kenelerin daha erken aktive olmasını gündeme getirdi normalde belki haziran ayında aktive olacakken nisan ayında başladı bu aktivasyon ve dolayısıyla daha fazla insan maruz kaldı kenelere ve hasta olarak hastanelere başvurdu.

Sıcaklıkların değişimi iklim değişikliği bu ilişkiyi etkileyecektir ama bilmeniz gereken şey havalar ısındıkça keneler ortaya çıkar aktive olurlar ve hastalıkları bulaştırırlar havalar soğuduğunda da kış uykusuna giderler ve ortadan çekilirler

İstanbul’da virüs taşıyan kene var mı ?

Cumartesi, 10 Eki 2009 atk yorum yok

http://www.resimresimler.net/data/media/437/kene-resimleri-13.jpgİstanbul’daki hakim kene türü Ixodes türleridir özellikle Ixodes kene türleri içerisinde kırım kondu kanamana virüsünün yaygın olmadığını biliyoruz.

İstanbul içinde merkezinde şu ana kadar bildirilmiş vaka yoktur.

Ama çevresinde İstanbul’un taşrasında diyebileceğimiz iki saat üç saat mesafede ufak vakalar az sayıda görülmüştür.

Örneğin geçen sene Trakya’da bir vaka saptandı hafif seyirli bir vakaydı son hafif seyirli yine Sakarya taraflarına kadar yaklaşana ’ye kadar yaklaşan vakalar bildirilmiştir ama İstanbul’un merkezindeki parklarda bahçelerde bu tür kırım konu kanama ateşini taşıyabilecek kene henüz saptanmamıştır.

Türkiye’nin hangi bölgelerinde virüs taşıyan keneler yaygın ?

Cumartesi, 10 Eki 2009 atk yorum yok

http://www.hastaadam.com/resim/kene.jpgTürkiye’de özellikle virüs saptanan iller: Tokat, Sivas, Yozgat, Kastamonu, Amasya, Çorum’dur.
2003′ten sonra KKKA hastalığı virüsü taşıyan kenelerin yıllar içinde batıya doÄŸru ilerlediÄŸi görüldü.
Özellikle DoÄŸu Anadolu’da ve Orta Anadolu’nun doÄŸu kesiminde KKKA virüsü taşıyan kene daha çok görülüyor.
Karadeniz Bölgesi’nin güney tarafındaki illerde de virüs taşıyan keneler mevcut. Samsun, Karabük ve Aydın’da virüslü kene saptanmış durumunda.
Güney ve en doğudaki illerde virüslü kenelere çok az rastlanıyor.
İç Anadolu, Güney Karadeniz, Ege ve Marmara bölgelerinin doğusu virüslü kene yönünden tehlikeli

Piknikten dönenler vücutlarında kene olup olmadığını nasıl kontrol etmeli ?

Cumartesi, 10 Eki 2009 atk yorum yok

http://www.esogu.net/bluev2/templates/xinha/plugins/ImageManager/demo_images/haberler/keneesogu.jpgBilim adamlarının yaptığı çalışmalara göre keneler belli hormonal kokulardan dolayı insana yaklaşıyor.
Kullanılan parfümlerin kokusu da kenelerin yaklaşmasına neden olabilir.
Keneler hormon kokularına karşı çok hassastır.
Bazı insan kokuları kenelerin dikkatini çekiyor ve bu yüzden keneler insan vücuduna geliyor.
Keneler kan emmek için daha çok derinin ince olan kısımlarını seçer.
İnce deri olan kısımlar derinin hassas olan noktalarıdır.
Vücutta bacak araları, dirsek içleri, kulak memesi gibi yerler derinin ince olduğu bölgeler.
Piknik alanları gibi yeşillik yerlerden dönüşte insanlar vücutlarını iyice gözden geçirmeli.
Keneler çok küçük böcekler olduğu için gözden kaçabilir. Bu yüzden dikkatli kontrol etmek gerekir.
Kene nasıl çıkarılır
Vücutta kene saptanırsa o kenenin oradan derhal çıkarılması gerekir.
Keneyi yapıştığı deriden çıkarabilmek için ince bir pensten yardım alınabilir.
Eğer pens bulunamıyorsa kene eldivenle ve ellerle, ya da uzun tırnaklarla vücuttan çıkarılabilir.
Keneyi eğer kendi başınıza çıkaramıyorsanız mutlaka uzman bir doktordan yardım almalısınız

Yetişkinlerde ateş nasıl ölçülür ?

Pazar, 04 Eki 2009 atk yorum yok

http://www.genbilim.com/images/stories/genresim/mononu6.jpgYetişkinlerde ateşi özellikle koltuk altından civalı termometrelerle ölçüyoruz.

Bunu termometreyi iyice sallayarak sıfıra indiriyorsunuz ve metal kısmı koltuk altına gelecek şekilde yatay şekilde koyuluyor ve üç dakika kadar beklemek gerekiyor.

Üç dakika beklediğimizde bu ateş 37.2 nin üzerinde çıkıyorsa buna artık klinik olarak ateş teşhisini koyabiliyoruz ve bu aşamadan sonra onun nedenlerini bakmak gerekiyor.

Ateş eğer 38 derecenin üzerindeyse 38,5 – 39 lara doğru yaklaşıyorsa bu ölçümleri beraberinde önlem alarak ölçüm sıklığını biraz artırmak gerekir her yarım saatte bir bir saatte bir ateş bakarak düşüp düşmediği konusunda bilgi sahibi olunmalıdır.

Eğer önlemlere rağmen ateş yüksekli daha da devam ediyorsa muhakkak bir doktora başvurulmalıdır.

Yetişkinlerde ateş neden yükselir ?

Pazar, 04 Eki 2009 atk yorum yok

http://www.medyakronik.com/site_media/uploads/2008/07/11/2.jpgAteş yüksekliğini bir çoğumuz , çoğu zaman yaşamışızdır.

Ateş yüksekliği aslında bir hastalık değildir bir belirtidir.

Bir çok hastalığın seyrinde ortaya çıkabilir.

Genel olarak ateş yüksekliğini 2 büyük grup altında inceleyebiliriz.

Enfeksiyon nedeniyle ortaya çıkan ateşler ve enfeksiyon dışı ortaya çıkan ateşler diğeri enfeksiyon olarak baktığımızda çeşitli bakteriyal enfeksiyonlar ateş yüksekliği yapabilir.

Sistemler olarak baktığımızda özellikle üst solunum yolları akciğerler idrar yolları enfeksiyonlarını çok sık görmekteyiz ve bunlar ateşin en büyük nedenlerinden bazılarıdır.

Yine bazı hastalıkların seyrinde ateş görebilmekteyiz özellikle bazı bağ dokusu hastalıkları kendini uyutan bir ateşle gösterebilir yine kolejen doku hastalıklarının seyrinde ateş görebilmekteyiz bazı lenforma , tüberkiloz gibi hastalıkların seyrinde de yüksek ateşte karşılaşabilmekteyiz bazı ilaçların seyrinde yükselmesinde ateş yükselmesi ortaya çıkabilir yüksek ateş yakınması olan bireylerin muhakkak ateşinin düşürülmesi gereklidir.

Ateş yükselmesinin genel olarak 2 nedeni vardır.

Enfeksiyonlara bağlı veya enfeksiyon dışı nedenler sonucunda ortaya çıkabilir ama biz klinikte en çok enfeksiyon nedeniyle ateşlenmeleri görebiliyoruz

Yetişkinlerde yüksek ateş hangi aşamada tehlikeli hale gelir?

Pazar, 04 Eki 2009 atk 1 yorum

http://www.alisveriszevkim.com/images/big/termo-jel-cold-hot-pack-13x26cm.jpgİnsan vücudunun sıcaklığı 36,5 derece ila 37.2 derece arasında olması normal olarak kabul ediyoruz 37.2 üzerindeki bir ateşi patolojik ateş yani hastalığa bağlı ateş olarak yorumlayabiliriz.

37.2 nin üzerindeki ateş yükseklikleri daha da yükselmeye devam ediyorsa bu tehlikeli olabilir.

Yükse ateşle birlikte yani 37.2 derecenin üzerinde bir ateşle birlikte kişide bulantı hissi varsa kusuyorsa ense sertliği hissediyorsa çenesini göğsüne yaklaştırmada güçlük çekiyorsa baygınlık hissiyati duyuyorsa muhakkak doktora başvurması gerekir bunlar tehlike işaretidir.

Yetişkinlerde ateş hangi hastalıkların belirtisidir ?

Pazar, 04 Eki 2009 atk yorum yok

http://images.habervitrini.com/haber_resim/cinsel_yasam.jpgAteşin ortaya çıkmasının enfeksiyon ve enfeksiyon dışı nedenler olmak üzere iki büyük sebebi var.
Ateş yüksekliğinin en sık görüldüğü enfeksiyonlar üst solunum yolları enfeksiyonları.
Ateşin yükselmesine neden olan durumlar her zaman bakteriyel enfeksiyonlar olmaz. Viral enfeksiyonların seyrinde de ateş yükselebilir.
İdrar yolları enfeksiyonlarında da ateş yüksekliği görülebilir.
Nedensiz ateÅŸ
Bazı ateş yüksekliklerinde ateşin yükselmesinin nedeni bulunamayabilir. Hiçbir enfeksiyon görülmemesine karşın, vücuttaki gizli bir apse ateşe neden olabilir.
Çeşitli bağ dokusu hastalıklarında, lenf kanserlerinde yüksek ateş görülebilir.
Sürekli bir ateş ile tekrarlayan ateşler farklı karakterlerde kabul edilir. Ateşin tehlikesi, ateşin karakterine göre doktor tarafından belirlenir