arÅŸiv

‘Genel Kültür’ kategorisi için arÅŸiv

MİT mensupları ne iş yapar ?

Cumartesi, 05 Haz 2010 atk yorum yok

Devlet, MİT’E gelecek dönemde karşılaÅŸma ihtimali olan tehditler ve tehlikeler hakkında bilgi verir.

MİT, devlet tarafından verilen bilgiler doğrultusunda konu ile ilgili bilgi toplamaya başlar. Teşkilat, bu konu ile ilgili ajanlarla ya da bir takım teknik yerleştirmelerle bilgi toplar.

Türkiye’de teÅŸkilata, istihbarat hedefleri doÄŸrultusunda siyasi direktif verilmez. MİT, siyasi hedeflerini kendisi tayin eder, bilgilerini kendi toplar ve devlete verir.

İstihbarat, etrafta dolaşan açık kaynak bilgilere dayanarak bir takım değerlendirmeler yapar. Bir terör örgütünün kitlelere ulaşması için kullanılan bir yayın organı açık kaynaklara örnektir.

MİT için bir terör örgütü yayınında yer alan bilgiler de hedeflerinin saptanmasında rol oynar. MİT, istihbarat için kitlelere ulaşan yayın organlarını da takip eder

Sakız çiğnemek orucu bozar mı ?

Çarşamba, 21 Eki 2009 atk yorum yok

http://4.bp.blogspot.com/_I1In1PcohX8/SNP4CRdFikI/AAAAAAAAA_A/9eun8L-5wVI/s400/1001resim_oruc-tut-bizi.jpgEn fazla sorulan sorulardan biriside sakız çiyneme konusudur. Sakız çiğneme meselesi önemli sayılır eğer insan kendi çiğnemiş olduğu sakızı bir kenara koymuşsa daha sonra tekrar o sakızı çiynerse hijyenik açıdan belki sağlıklı olmayabilir ama sonuçta diyelim ki ikinci defa çiyniyorsa o sakızı tek parça halindeyse o sakızı çiynemesi orucu bozmaz yani her ne kadar mehruh olarak kabul edilsede mehruh hoş görülür olmayan kabul edilsede bu orucu bozmaz ancak yeni sıfırdan bir sakız alınıp şekerli veya başka şeyler varsa onda o orucu bozar ve kaza gerektirir.

Orucumu bilerek bozdum, ne yapmalıyım ?

Çarşamba, 21 Eki 2009 atk yorum yok

http://www.tulipandrose.net/turkce/dinfeneri/oruc1.jpgEÄŸer orucu kasti olarak , orucu bozan ÅŸeylerin neler olduÄŸunu bile bile kasti olarak bozduysak bu kesin olarak kefalet gereklidir.

Kefalette 61 gün oruç anlamına gelir.

Şunu vurgulamak gerekirse bir insanın kefalet orucu tutmasına gelmesi demek aslında allaha isyan etmesi demektir.

Yani kasten birşey yemesi kasten birşey içmesi ve yahutta kasten eşiyle birlikte olması bu doğrudan doğruya bir isyan manasına gelir o yüzzden ki cezası ağırdır ama kaza durumlarında nitekim ceza 1 gündür ama adeta kasten bir isyan söz konusu olduğundan dolayı bunun cezası olarak insana ödetilmektedir ve 61 gündür.

Bunun zamanınıda insan kendisi tahin edebilir mutlaka ramazandan sonra şu gün felan şeklinde değil insanın en uygun olduğu gerek sıhhi durumu gerek sağlık durumu diğer bir durumlarını hesaba kataraktan bu 61 günü tutması gerekir böylece cezasını ödemesi gerekir.

Kan vermek orucu bozar mı?

Çarşamba, 21 Eki 2009 atk yorum yok

http://www.donusumkonagi.net/admin/makale/kusma.jpgKan vermek veyahutta kan aldırmak miktarı önemli değildir orucu bozmaz orucun bozulması söz konusu olmaz önemli olan vücuda her hangi birşeyin girmemesidir.

Vücuttan herhangi birşeyin çıkması orucu bozmaz.

Burada kusma meselesi belki gündeme gelebilir .

Eğer kusma meselesinde kendi irademizle , kendi irademizle kusarsak oruç bozulabilir ama kendi irademizin dışında olursa oda orucu bozmaz.

Diş fırçalamak orucu bozar mı ?

Çarşamba, 21 Eki 2009 atk yorum yok

http://www.pressyado.com/wp-content/uploads/2009/07/dis_bakimi.jpg dinimizin tavsiye ettiği önemli temizliklerden birisidir.

Mutlaka her müslümanın hem dişini hem vücudunu temiz tutması gerekir.

Bu yüzden yapılmalıdır bu eskiden misvak denilen aletle yapılırdı bugün diş fırçasıyla yapılıyor gerek diş fırçasıyla gerek diş macunuyla gerekse sadece suyla yapılan temizlikler orucu bozmaz ancak şuna dikkat etmek gerekir diş macunu kullandığımızda diş macunun tadını veyahutta diş macunun bir parçasının boğazımızdan aşağa geçmemesine dikkat etmemiz gerekir veya dişi temizlemeli diş macunun tadının azımızdan en iyi şekilde atmaya gayret etmeliyiz.

Diş temizliğinin orucu bozma durumu söz konusu değildir.

Oruç hangi durumlarda bozulmaz?

Çarşamba, 21 Eki 2009 atk yorum yok

http://habercininyeri.files.wordpress.com/2008/08/oruc.jpgOrucun bozulmayacağı bazı durumlar vardır. Onlardan en önemlisi yutarak yemek içmek içmek veya yutmak , yutmak derken gıda veya ilaç maksadıyla olabilir ama bunu yapan insan unuttuğun veya olayın farkında olmadığını bilmesi gerekir aynı zamanda bir insan gece cünüp olarak sabahlıyabilir sabahladığında da cünüp olarak sabahladığında orucu bozulmaz.

Kan aldırmanın orucu bozmadığını biliyoruz.

Diş çektirmenin orucu bozmadığını biliyoruz.

Hatta kan aldırmanın belirli bir miktarda kan aldırılıyor bu bazen sorulabiliyor ne kadar miktarda felan diye yani belirli miktarda biline biliyor yani bu 100 gram 200 gram ne alınabiliyorsa bu bunun orucu bozmadığını biliyoruz diş çektirildiğinde sadece şuna dikkat etmek gerekiyor diş çektirildiğinde ağızda bir kan durumu söz konusu olabilir o kanın vücuda gitmemesine özen göstermek yani o kanı dışarı çıkarmak dışarıya çıkartmak önemli göze damla damlatmak orucu bozmayan şeylerden ondan sonra birde kendi isteğiyimizle olmaksızın ağzımıza her hangi bir toz veya benzeri birşeyler kaçabilir mesela bir kar tanesi kaçabilir.

Bu gibi şeylerde bizim irademizin dışında olan şeyler azımıza gelirse onları mümkün mertebe dışarı çıkarmak lazım dışarı çıkardığımızda bu gibi şeyler orucu bozmazlar ayrıca bir insanın eşini öpmesi orucu bozmaz yani ufak tefek eşiyle böyle şakalaşmalarıda orucu bozmayan şeyler arasında kabul ediliyor.

Latife Hanım ile Mustafa Kemal nasıl tanıştı ?

Cuma, 04 Eyl 2009 atk yorum yok

latife_hanim_b İzmir’de güvenli bir ev arıyor çünkü karargahların hepsi orada bekleyen işgal donanmalarının top atışlarına açık o bakımdan ev ararken diyorlar ki burada oldukça sakin bir yerde top atışlarına oldukça uzak bir yerde ama yalnızca kızları var büyük annesiyle birlikte şarki-zade muammer bey ise İzmir’de değil gidip bakalım eve diyorlar onların eve bakmaya gittikleri gün latifede İzmir kurtarıldığı için adakları var faytonuna biniyor faytonunun arkasını sargı bezi ilaç ondan sonra çeşit çeşit yiyeceklerle lokum gibi şeylerle doldurup adakları yerine getirmek üzere evin arka kapısında İzmir e inip o coşkulu kalabalığa katılıyor ve bunları dağıtıyor tekrar evine döndüğün zaman askerler kapıda diyorlar ki giremezsiniz niçin giremeyecekmişim burası benim evim diyor bir tartışma başlıyor o sırada görüyor ki içerde ve kurmayları var ve gelip müdahale ediyor ve buyurun hanım efendi hoş geldiniz diyor ilk tanışmaları böyle oluyor

Fikriye hayatını nasıl kaybetti ?

Cuma, 04 Eyl 2009 atk yorum yok

fikriyeFikriye hanım Latifeyle Mustafa Kemal’in evleneceği sırada Almanya’ya Münih’e gönderilip arkasından ’ye gelince bir süre onu zor zabdediyorlar Mustafa Çankaya’ya gitmek istiyor Mustafa Kemal’le konuşmak istiyor biraz hesap sormak istiyor herhalde ama sonunda bunu beceriyor ve bir gün kalkıp çeşitli engelleri aşıp Çankaya’ya gidiyor ikisi açısından da oldukça zor bir gün geçiyor.

İlk gidişinde Fikriye hanım bir gece misafir kalıyor fakat Ankara’dan bir türlü ayrılamıyor ikinci bir defa gidiyor, ikinci gidişi maalesef ölümle sonuçlanıyor çünkü anlatılanlara göre fikriye elinde iki tabancayla gelip tuvalete giriyor arama sırasında tabancalar bulunuyor kuşkulanıyorlar kendisinden arkasından onu faytona bindiriyorlar ve faytonda giderken bir silah sesi duyuluyor önce hastaneye yatırılıyor birkaç gün hastanede yattığı anlaşılıyor ondan sonrada gazetelerde ölüm haberi çıkıyor.

Fikriye Hanım kimdir ?

Cuma, 04 Eyl 2009 atk yorum yok

Atatürk-fikriye hanım Mustafa Kemal’in Çankaya’daki yaşamının ilk zamanlarında hep yanında olan bir kadın ve milli mücadele sertleşince Mustafa Kemal tek başına olduğu için hani onun işlerini yapacak birisini ararlarken hanım bunu bir şekilde öğreniyor ve talip oluyor ben ona yardım edebilirim diye zübeyde hanımın ikinci evliliğinden akrabalarının birinin kızı ve Mustafa Kemal’de çocukluklarında yada gençliklerinde tanışmışlıkları var ve ona çok hayran

Ankara’ya zorlu yolculuktan sonra gidiyor ve gerçekten sessiz bir şekilde hem yaverlerle arası çok iyi Mustafa Kemal’in hayatına bir düzen getiriyor Çankaya’daki eve yerleşmeleri sırasında o evi dayıyor döşüyor çok da fedakar öz verili bir kadın ama öne çıkan iddaalı kadınlardan biri değil ve latife Mustafa Kemal’in hayatına girince hızla tasviye ediliyor

Latife Hanım ile Mustafa Kemal nasıl evlendi ?

Cuma, 04 Eyl 2009 atk yorum yok

AtaturkLatifeHanimMustafa Kemal , Latifelerin evinin üçüncü ziyaretinde pek çok işi olduğu için İzmir’den ayrılıyor ve Ankara’ya gidiyor.

’de böyle sancılı bir bekleyiş içinde ondan yeniden haber gelmesini bekliyor uzun sürüyor bu haberleşme süreci ne zaman ki Mustafa Kemal’in annesi ağır hasta oluyor İzmir’e tedaviye gönderiyor onu Mustafa Kemal hem Latifeyi her halde görsün diye hem de Mustafa Kemal’in annesi onun evlenmesini çok istiyor Zübeyde hanım geliyor 3-4 hafta kaldıktan sonra çok ağır hasta olduğu için zaten vefat ediyor. Ve cenazesi kaldırılıyor hanım bu cenazeyi arkadan izliyor o günlerde kadınların cenazeye gitmeleri uygun görülmediği için siyah bir çarşaf giyip görünmez bir kılıkta izliyor yine de evlenme teklifi daha sonra çok ani bir şekilde Mustafa Kemal’in annesinin mezarını ziyarette geldiği hafta içinde gerçekleşiyor ve 1923 ocak ayının içinde artık latifenin ailesi de dönmüş olduğu için bu ziyaretin sonunda evde bir nikah kıyılıyor bu nikahta etrafa nikah gibi ilan edilmiyor dostlar çağırılıyor ve bir masa başında gelinlikle damadın bulunduğu bir biçimde tanıkların önünde oldukça modern bir biçimde geline de isteyip istemediği sorularak nikah kıyılıyor.